Adem ile İblis Farkı; Tevbe
Tevbe kelimesi sözlükte, aslına geri dönüş demektir. Kula nispet edildiğinde, geçici olan günah halini terk edip düzgün hale (fıtrata) dönmek anlamında olur. İnsan için asıl olan temizliktir. Kulun, günahını itiraf ve ondan pişmanlık duyup bir daha yapmamaya karar vermesi, bu konuda azimli olmasıdır.

Tevbe kelimesi sözlükte, aslına geri dönüş demektir. Kula nispet edildiğinde, geçici olan günah halini terk edip düzgün hale (fıtrata) dönmek anlamında olur. İnsan için asıl olan temizliktir.  Kulun, günahını itiraf ve ondan pişmanlık duyup bir daha yapmamaya karar vermesi, bu konuda azimli olmasıdır.

Kur an ı kerim de tevbe, türevleri ile birlikte 88 yerde zikredilmiş; 35 yerde Allah cc için, diğerlerinde insana nispet edilmiştir.  İnsanın yaratılış hikayesinin anlatıldığı ayetlerde ilk dikkat çeken unsurdur tevbe. Âdem (as) ile iblis kıssası Kur’an’da 7 ayrı yerde anlatılır. İnsanın iblis karşısında ortaya koyduğu ilk tavır tevbe olmuştur.

Dünyaya gönderilmeden evvel iblis ile Âdem (as) alemlerin rabbi tarafından ayrı ayrı imtihan edildiler. Bu imtihan sonucunda takındıkları tavır, birini ebedi cehennemin önderi yaparken, diğerini salih kulların lideri yapmıştır. Aradaki uçurum niteliğindeki farkın temelinde ise tevbe vardır. Allah (cc) Âdem (as)’a secde emrini verdiğinde tüm melekler secde ederken iblis bundan geri durmuştur. Bu secde onun imtihanı idi, aklını ilahi emrin önüne geçirdiği için başarısız oldu. Lakin bu başarısızlığının faturasını haddini aşarak Allah’a kesmeye kalkıştı. Beni azdırdığın için günaha ve isyana düştüm. (A’raf, 16) diyerek rabbe meydan okudu. İmtihan ve günah karşısındaki bu tavır, onu şeytan yaptı. Şeytanlık bir kavramdır. Kim Allah’a karşı yaptığı günahından vazgeçmez, tevbe etmez, ısrar ederse şeytanlık vasfına sahip olur; ister cin ister insan olsun durum aynıdır. İblis; tevbeyi ret ettiğinden şeytanların atası olmuştur.

Aynı zaman diliminde insanlığın atası Âdem as ve eşi Havva validemiz de cennetteki yasak ağaç ile imtihan edildiler. Şeytan aleyhillanenin, vesvese ve yalan yere yeminine zaaf duymaları neticesinde onlarda imtihanda başarısızlık gösterip günaha düştüler. Lakin onların bu hata karşısında sergiledikleri tavır bambaşka idi. Araf suresi 23. Ayet:  ‘’Adem ve eşi şöyle dediler: Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer sen bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, şüphesiz biz hüsrana uğrayanlardan oluruz.’’

Hatalarının farkına vardılar, günahta ısrar etmediler, sadece kendi nefislerini suçlayıp hesaba çektiler. Ve alemlerin rabbinden özür dileyerek tevbeye yöneldiler. İşte; Âdem ile iblis arasındaki fark burada ortaya çıkmış oldu. Salih kul tevbeye tutunurken, şeytanlaşmış olanlar günahta ısrar ederler.

Tevbe , yapılan işin çirkinliğini, kötülüğünü kalbinde hissedip ondan tiksinerek vazgeçmektir. Yapılan hata, mala; cana, çevreye zarar veriyor diye terk edilmişse bu gerçek tevbe olmaz. Her amelde olduğu tevbede de niyet ve ihlas şarttır. Çünkü İslam dininde tevbe bir ibadettir. Kulun haddini bilmesi acizliğini kabul ve itiraf etmesidir. Aynı zamanda yaratıcının lütfunu üzerine çekmektir. Çünkü rabbimiz günahın ardından tevbe edenleri övmektedir. Bakara suresi 222. Ayet: ‘’hiç şüphesiz ALLAH, çok tevbe edenleri ve çok temizlenenleri sever.’’  Aslında tevbe imanın bir yansımasıdır. Elest bezminde Allah’a verilen sözün hatırlanması, yapılan ahdin tazelenmesidir. Tevbe nefsin kirlerden arındırılmasıdır. Peygamber efendimiz sav şöyle buyurmuştur: ‘’ kul bir günah işlediği zaman kalbine siyah bir nokta vurulur. Şayet o günahı terk edip istiğfara sarılarak tevbeye yönelirse, kalbi cilalanır. Böyle yapmaz da tekrar günahlara dönerse, siyah noktalar artırılır ve neticede bütün kalbini kaplar. ‘’ (Tirmizi, tefsir, 83/3334) Başka bir hadiste Allah Resulü şöyle buyurmuştur: ‘’ bir kimse istiğfarı dilinden düşürmezse, Allah’u Teala ona her darlıktan bir çıkış, her üzüntüden bir kurtuluş yolu gösterir ve ona ummadığı yerden rızık verir.’’ ( Ebu davut; vitr 26, İbni mac;, edep 57)

Tevbe sadece işlenen bir günahın ardından pişmanlık için yapılmaz. Kişi; devamlı surette dua ve istiğfar ile temizlenme gayretinde olmalıdır. Yapması gerektiği halde yapamadıklarından, kusurlu ve eksik yaptıklarından ve ihmalinden ötürü sürekli tevbe etmelidir. Daha iyi bir kul olamadığımız için, salih saliha, mücahid mücahide olamadığımız, O’na layık kulluk edemediğimiz için tevbe… Rasulullah (sav) günahsız olmasına rağmen günde 70 veya 100 defa istiğfar ederim buyurmuştur. Her yanından günah dökülen bizlerin, dilinden ve kalbinden tevbe eksik olmaması gerekli değil midir? 

Burada mutlaka ifade etmemiz gereken bir durum da şudur. Tevbeleri kabul edecek olan, bağışlanma talebinin yapılacağı tek makam ALLAH (cc)’tır. Ne yazık ki günümüzde tevbe bazı kesimler tarafından Hristiyanların günah çıkarmalarına benzer bir hale dönüştürülmüş durumdadır. Tarikat liderlerinden tevbe almak, falanca mekâna, şehre tevbe için gitmek vs. bu yapılanların Kur’an ve sünnet ile hiçbir bağı yoktur. Tevbeleri alan da kabul edecek olan da sadece ALLAH’tır. Yardımcısı ve ortağı yoktur. Şura suresi 25. Ayet:’’ Kullarının tevbesini kabul eden günahları bağışlayan, yaptıklarınızı bilen O dur.’’

“Muaz b. Cebel anlatıyor: Ya Rasulullah tevbe-i nasuh nedir? Rasulullah buyurdu ki: kulun yapmış olduğu günaha öyle bir pişmanlık duyması ve Allah’a özrünü öyle arz etmesidir ki , sütün memeye tekrar dönme ihtimali olmadığı gibi, o günaha tekrar dönmemesidir.’’

Günahların baş tacı edildiği, dört bir yanımızı sardığı, günahtan uzak durmanın elde kor ateş tutmak ile denk olduğu günlere şahitlik ediyoruz. Tüm alıcılarımızla günahlara ve şeytan tuzaklarına karşı uyanık olmalı, rabbimizin yardımını talep etmeliyiz. Ya Rabbi! Farkında olarak ve farkında olmayarak yaptıklarımızdan, hesaba katmadıklarımızdan, yanıldıklarımız ve unuttuklarımızdan dolayı tevbe ediyor ve senden af diliyoruz. Ya Rabbi bize nasuh tevbesi nasip et. Dünyada zafer ahirette cennet ile bizi müjdele. Bizi Salihlere önder kıl. Muhakkak ki sen tevbeleri ve duaları kabul edensin. 

Amin velhamdulillahi rabbilalemin



Henüz Yorum Yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun!

Yorumunuz başarıyla gönderildi. Editör onayından geçtikten sonra sayfada yayınlanacaktır.
Yorumunuz iletilirken bir hatayla karşılaşıldı. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Yorum Yazın

E-Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Endişe Etmeyin. (*) koyulan alanlar zounludur.

Diğer Yazılarımız