Dinde Zorlama Yoktur!
Hz. Ömer (radıyallahu anh) şöyle demiştir: "Dininizi iyi öğrenin yoksa yaşadığınızı din zannedersiniz!"

“Dinde zorlama yoktur.” sözü Kur’an ayetidir. Herhangi bir beşerin hatta peygamberin (sallallahu aleyhi ve sellem) sözü bile değil, bizzat Allah Azze ve Celle’nin kelamıdır. Ne yazık ki Kur’an’ı tozlu raflarda bekleten insanımız, Kur’an’ın birçok ayetini yanlış anladığı gibi “Dinde zorlama yoktur.” ayetini de yanlış anlamıştır. Yüce Allah “Dinde zorlama yoktur.” buyururken; insanları Müslüman yapmak için zorlamak olmaz anlamını vermiştir. Bütün alimler de bu ayetin manasının böyle olduğu konusunda ittifak etmiştir. Günümüz toplumunun anlamış olduğu ise; İslam dinini seçmiş olduğu halde bu ayetin ardına sığınarak; nefsine hoş gelen, heva ve hevesini okşayan fiilleri yapmak için şeriatın sınırlarını çiğnemesidir. Oysa bu din bize başı, ortası ve sonu belli olarak apaçık bir şekilde teslim edilmiştir. Hiçbirimizin Müslümanım dedikten sonra, namaz kılmama, oruç tutmama, zekât vermeme, iyiliği emredip kötülükten sakındırmama gibi dini yükümlülükleri zorlama olarak görüp onlardan uzak durma yahut onları yapmama hakkı yoktur. Asıl yaramız maalesef İslam’ın başka, günümüz toplumunun Müslümanlığının başka oluşudur. Toplumumuz Kur’an bilmiyor. Kılmış olduğu namazın farzlarını, vaciplerini, müstehaplarını, sünnetlerini, menduplarını, mekruhlarını, helallerini, haramlarını, hikmetlerini, amacını, gayesini bilmiyor. İlim, araştırma, çaba, gayret, mücadele olmadan Kur'an ve Sünnet olmadan Müslümanlık olmaz!

İmam Gazali İhya’da şöyle bir kıssadan bahseder: Hz. Ali’nin (radıyallahu anh) inanmayan bir komşusu vardır. Ona “'Allah'a, ahirete inanıyorsunuz. Peki ya yoksa?” der. Hz. Ali (radıyallahu anh) ise “'Yoksa benim kaybedecek bir şeyim olmaz; ya varsa sen ne yapacaksın?'” der. Bu olayı belirttikten sonra İmam Gazali şunları da ilave etmiştir: “Bunun içindir ki, Hz. Ali gerçekleri kavrayacak durumda olmayan bazı aklı kısa olanlara şöyle demiştir: “Eğer senin dediğin doğru ise hepimiz kurtuluruz. Fakat eğer benim dediğim doğru ise, o takdirde ben kurtulurum, ama sen helak olursun.”

Şimdi gelin bu ayeti hep birlikte yeniden ele alalım. Var olduğuna inandığımız ahiret için ne kadar çalışıyor ve dinimizi hangi kaynaklardan ne kadar öğrenme çabası içerisine giriyoruz? Hz. Ömer’e ait olan bir sözü nakletmek gerekirse, değerli sahabe Hz. Ömer (radıyallahu anh) şöyle demiştir: “Dininizi iyi öğrenin yoksa yaşadığınızı din zannedersiniz!” Gerçekten de öyle değil mi? Bunun en bariz örneği üzerinde konuşmuş olduğumuz ayettir. Yeniden hatırlatmakta fayda olduğunu düşünerek yazıyorum. Dinde zorlama yoktur ayeti dine girip girmeme hususundadır, yoksa dine girip de dinin emirlerini yerine getirip getirmemek hususunda değildir!

ÖZGE İKE

NİHAL SONVERDİ



1 Yorum Yapılmış

Yorumunuz başarıyla gönderildi. Editör onayından geçtikten sonra sayfada yayınlanacaktır.
Yorumunuz iletilirken bir hatayla karşılaşıldı. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Yorum Yazın

E-Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Endişe Etmeyin. (*) koyulan alanlar zounludur.

Diğer Yazılarımız