Evlat Ile İmtihan
Hayatın adını imtihan koymuş Allah (cc). İmtihan şeklini belirleyen Allah (cc) imtihan sahasında insanı zaaflarına karşı uyarmıştır. Zaaf konusu olan durumlarda imtihan zorlaşır. İman, ilim, takva ile beslenmeyen insanın, zaaflarına yenik düşmemesi içten bile değildir. Bu imtihana girme imkanı bir kez olan insanın, kulluk sınavını kazanabilmesi için daima uyanık bir kalbe, şeytan ve uşaklarının tezgahlarına düşmemek için basiretli bir yaklaşıma ve imanı bir duruşa sahip olması gerekir.

Hayatın adını imtihan koymuş Allah (cc). İmtihan şeklini belirleyen Allah (cc)  imtihan sahasında insanı zaaflarına karşı uyarmıştır. Zaaf konusu olan durumlarda imtihan zorlaşır. İman,  ilim, takva ile beslenmeyen insanın, zaaflarına yenik düşmemesi içten bile değildir. Bu imtihana girme imkanı bir kez olan insanın, kulluk sınavını kazanabilmesi için daima uyanık bir kalbe, şeytan ve uşaklarının tezgahlarına düşmemek için basiretli bir yaklaşıma ve imanı bir duruşa sahip olması gerekir.

Aşağıdaki ayeti kerimede imtihanın sekiz hali zikredilmiştir.  Dikkat edilirse evlat imtihanı da ikinci sıraya konmuştur. “De ki: -Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabalarınız, elde ettiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden konutlar size Allah’tan, Resulünden ve O’nun yolunda cihattan daha sevgili ise Allah’ın (azap) emri gelene kadar bekleyin! Allah fasık topluma yol göstermez”.(Tevbe Suresi, 24. ayet)

-Babalarınız,

-Evlatlarınız,

-Kardeşleriniz,

-Eşleriniz,

-Akrabalarınız,

-Elde edilen mallar,

-Kesata uğrar diye korktuğunuz ticaret,

-Hoşunuza giden evleriniz…

Allah’tan, Resulünden ve Allah yolunda cihattan daha sevimli ise Allah’ın azap emrini bekleyin. Allah fasık topluma hidayet etmez! Dikkatli incelendiğinde sayılan sekiz unsur insanoğlunun zaaf noktalarına işaret etmekte ve zaaf noktaların kulluğa engel olmaması, cihattan geri bırakmaması gerektiği vurgulanmaktadır. Yazımızın konusu bu sekiz maddeden, evlat ile olan imtihanın konusudur.

Allah (cc)  diyor ki;

 “Biliniz ki, servetleriniz ve çocuklarınız birer imtihan vesilesidir ve büyük mükâfat Allah katındadır.” (Enfâl Suresi, 28. Ayet) Zor imtihanının adıdır evlat. İmtihandaki rolü hem büyük hem de çeşitlidir. Çocuk olmaz imtihandır, kazanmak için sabrı kuşanmak gerek. Çocuk olur, imtihandır onunla ya kazanır ya kaybedersin. Evlat sevgisi cihat sevgisinin önüne geçerse kaybedilir. Allah söz konusu olduğunda evlat teferruatta kalırsa kazanılır. Ya şehadeti seçer cennet vesilendir. Ya şirki seçer yüreğinde kora vesiledir. Ya mümindir göz aydınlığın olur. Ya küfrü seçer tüm dünyada kahrın olur. Ya  salihtir dünya ve ahiret menfaatin olur, ya şakidir dünya ve ahiret azabın olur.

Kısacası evlat zor imtihandır Evlat ile imtihan da çeşitlidir. Kur’an’dan aldığımız örneklerle evlat ile imtihan çeşitlerine bir göz atalım:

1. Evladın yokluğu bir imtihandır

“Göklerin ve yerin hakimiyeti Allah’a aittir. Dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocukları bağışlar, dilediğine erkek çocukları veya erkekler ve kızlar olarak çift verir. Dilediğini de kısır yapar. Şüphesiz O, her şeyi bilen ve güç yetirendir.”(Şura Suresi, 49-50. Ayet) Evlat sahibi olmayı istemek ise fıtri bir duygudur. İmtihandır bunun adı! Her insanın ana olmak, baba olmak gibi bir özlemi vardır. Bununla beraber  “Dilediğini de kısır yapar.”  çocuksuz bırakılarak kulluğun sınavından geçebilir insan. Bu süreçte zaman zaman içinde nükseden çocuk duygusunu şükür ve sabırla yoğurmak zor bir süreçtir. İçten gelen ebeveynlik dürtüsü, dıştan gelen örfün dayatması ile birleştiğinde şükür suyunu sabır hamuruna yetirebilmeniz için isyansız gözyaşını da katmanız gerekebilir. İmanlı bir yürek sabrın zorluğuna ağlarken, halkın değer duygusu çocuksuzluğuna ağlıyor diye tartar gözyaşlarınızı. Yaşınız yetmişe varsa da duygularınızın ihtiyarlamayacağını Zekeriya Peygamber’den okumazsa insan isyan çölüne yelken açıp imtihanı kaybedebilir.

“Hani o, Rabbine gizlice yalvarmıştı. 
Rabbim, dedi şüphesiz kemiklerim zayıfladı, baş yaşlılık ateşiyle tutuştu. Rabbim, sana ettiğim dualarda hiç bir şeyden mahrum olmadım.
Ben arkamdan gelecek yakınlarım için endişeliyim. Karım ise kısır, bana bir evlat bağışla katından. Bana ve Yakup oğullarına mirasçı olsun. Rabbim onu razı olacağın bir kimse kıl.” (
Meryem Suresi, 4-6. Ayetler)

Çocuk istiyor lakin babalık duygusunu tatmin için değil. Davasının mirasçısı olsun diye. Hikâyeyi okursunuz içinize su serpilir. Zira imtihan çocuklu mu kazanılır çocuksuz mu bilinmez. Hz İbrahim (as) önce evlatsızlıkla imtihan edilir, sonra evlatla. İhtiyar yaşına kadar çocuksuzluk imtihanından geçmiş, ihtiyar yaşında çocuklu olmanın imtihanını başarıyla vermiştir. Önemli olan her halükarda kanun koyucu olan Allah’ın emirleri doğrultusunda isteneni yerine getirmektir. Yokluğu bir imtihandır ve kazanmanın yolu sabır ve teslimiyetledir. Hz Meryem’in annesi Hanne de çocuk istemede niyetin nasıl olması gerektiğini öğretiyor bizlere  “Hani İmran’ın karısı: -Rabbim karnımda olanı sadece sana hizmet etmek üzere adadım, benden kabul buyur. Şüphesiz sen, hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin demişti.”(al-İ imran Suresi, 35. Ayet)

2. Evladın Varlığı Zor Bir İmtihandır

 “Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.” (Tegabün Suresi, 15. Ayet) Yine Kur’an’dan örneklendirip tefekkür etmeye gayret edelim. Hz Nuh’un evlatla imtihanına baktığımızda tevhid ehli bir babanın şirk ehli bir oğlu. Gözlerinin önünde helak olan bir oğul. Nasıl bir acıdır bu! Baba yüreği dayanmıyor ve “Nuh, Rabbine yalvararak şöyle dedi: -Rabbim, Şüphesiz oğlum benim ailemdendir ve şüphesiz senin vaadin de gerçektir. Sen hüküm verenlerin en doğru karar verenisin!” (Hud Suresi, 45. Ayet) Lakin imana karşı küfrü, tevhide karşı şirki, hakka karşılık batılı seçenler için Allah’ın emirleri nettir.
“Allah:

 -Ey Nuh, kesinlikle o senin ailenden değildi, çünkü doğru olmayanı yaptı. Öyleyse, bilmediğin şeyi benden isteme. Cahillerden olma diye sana öğüt veriyorum, dedi.” (Hud Suresi, 46. Ayet)

Mesaj açık ve netti. Evlat ile böyle bir imtihanın çok zor bir imtihan olduğu aşikârdır. Dayanmak için imanın takva duvarına yaslanmaktadır çare. Hz Nuh’un (a.s) bile müşrik oğlu için Allah’tan af talebi etmesi yasaklanmıştır. Çocukların haram isteklerine onay vermek. Haram istekler için Allah’tan talepte bulunmak ayetle kınanmış olup, imtihanı kaybetme sebebidir. Allah ve Rasulü, bir kimseye her şeyden ama her şeyden daha sevimli ve öncelikli olmadığı müddetçe iman iddiası boştur.

3. Sadece Kız Olması Bir İmtihandır

Tarihsel sürece bakıldığında kız çocukların istenmediği, erkek çocuğu ile gururlanıldığı bir anlayışın hâkim olduğu görülür. Bunu bize Kur’an haber veriyor. “Oysa onlardan biri, Rahman’a isnat ettiği (bir kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, içi kahır dolu olarak yüzü simsiyah kesilir.” (Zuhruf Suresi,17. Ayet). Oysaki yaratan Allah’ın (cc) takdirine boyun eğmektir asıl olan. Kızınız olur, Meryem yetiştirmektir gaye. Çağa Zeynep kılmaktır. Asrın Firavunlarına meydan okuyacak Asiye yetiştirmek. Çağımızda iffetiyle Meryemler, kıyamıyla Asiyeler…

Kıyamıyla Zeynepler,  yoksa bunun sebebi nedir!

Hanne gibi adadılar da kabul mü görmedi! Hanne demişti ki ” Rabbim karnımdakini sana adadım” Şimdi ki annelerin adayış farkı şu ” Çocuğum olsun, koçu kurban adıyorum”. Koçun kurbanlığı temsilen olmalıydı. Koç kurban edilince vazife bitti sanıldı. Sonra dünyalık hedeflere kurban verildi ilahi emirler. Kız çocuğunun olması cennet için bir vesileydi. Cennette Peygamber ile cem olmak için bir imkandı. “Kimin üç kızı ve üç kız kardeşi veyahut da iki kızı veya iki kız kardeşi olup da geçimlerini güzel sağlar, onlar hakkında Allah’tan korkarsa, o kişi için cennet vardır.”(Tirmizi, Bir 13) Ey kız anaları ve babaları; kız çocuklarınızla el ele cennette cem olmanın yolu kız çocuklarını vahyin terbiyesinden geçirip, çağa şahitlik edebilmelerine vesile olmaktır.

4. Sadece Oğlan olması bir imtihandır

Bu durumda kuldan istenen İsmail’ler yetiştirmesidir. Allah’ın emrini duyduğu vakit “Babacığım emir olunduğun şeyi yap. Beni sabır edenlerden bulacaksın” demişti.”(Saffat Suresi, 102. Ayet)  Hz. Zekeriya gibi hakkın davasını sürdürmeye azimli Yahya’lar yetiştirip imtihandan başarıyla çıkmaktır. İmtihanın adıdır evlat. Bu nedenle evlatlarla ilgili  ilahi ikazlar ebeveynlere seslenmektedir.

“Ey inananlar kendinizi ve  aile halkınızı ateşi insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyunuz”.(Tahrim Suresi, 6. Ayet)

Nesle sahip çıkmak önce ailenin görevidir. Ahlaken çektiğimiz sıkıntılar sosyal, siyasi, ailevi kısacası her alanda, hayatımızın tüm bölümlerinde insanlığı acıtıyor… Emniyet duygusunu tanımaz olduk. Cinayetlerin, tecavüzlerin, çalmaların, soygunların sıklıkla yaşandığı bir ortamda, insan sormadan edemiyor; Kim bu insan öldüren  adamlar? Kimin çocuklarıdır, insanlığa kast edenler? Hangi eğitim sürecinin sonucudur yaşadıklarımız?! Seküler anlayışta okullar eğitim yuvası olmaktan daha çok sadece diploma ve dünyalık kariyer kazanma yeri olarak görülmektedir.

Çocuklarla ilgili uyarıları Kur’an’ı Kerim’den okumaya devam edelim;
 “Geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın. Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir suçtur”. (İsra Suresi, 31. Ayet)
Benzer bir ayeti kerimede Enam suresinde geçmektedir. “De ki: “Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayınız, ana babaya iyilik ediniz, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyiniz! Sizin de onların da rızkını biz veririz; kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayınız ve Allah’ın yasakladığı cana haksız yere kıymayınız! işte bunlar Allah’ın size emrettikleridir. İşte düşünesiniz diye Allah size bunları emretti”.(Enam suresi, 151. Ayet)
İlgili  ayetlerde müminler için bir çok noktada ders verilmiştir. Her iki ayeti kerimede de çocuklarla alakalı olarak “Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyiniz!” diye buyrulmuştur. Öldürmek sadece cismani olarak değerlendirilmemelidir. Zira nice yaşayanlar vardır ki Allah (cc) onları ölü olarak nitelendirmiştir.
Şu halde vahye karşı duyarsız yetiştirilen her çocuk haddi zatında birer ölüdür! Dünyalık kaygılar yüzünden çocuğun İslam’dan uzak kalmasına göz yummak ve ya  dünyalık kariyer yüzünden İslami emirlerin ertelenmesi  ayette bahsedilen rızık endişesi değil de nedir?

Çocuklar birer imtihan vesilesidir. Ana ve babalar evlat ile imtihandalar.

Maddi ihtiyaçlarının temininde helal ve temizini temin edip etmemekle,

Edep ve terbiyesini sabırla yapıp yapmamakla ve bunun hak yolda istikamet üzere olması konusunda gayret edip etmemekle,

Evladın isteklerinin Allah’ın isteklerinin önüne geçirilip geçirilmemesiyle,

Allah’ın rızasını unutturup unutturmamasıyla,

İslam davasına feda edilip edilmemesiyle sınanan bir imtihandadır.

Sözün özü evladın imtihandaki yeri önemlidir.

Ya kul yetiştirirsin kapanmayan amelin olur,

Ya vahyin ön gördüğü terbiye ve yetiştirmeyi ikinci plana koyarsın ilahi azabın sebebi olur.

Ya imanı tercih eder de göz aydınlığın olur,

 Ya da küfrü tercih eder de yürek yangının olur.

Diğer Yazılarımız