Hayız Ve Nifas Hükümleri-2

1) Boy abdestinin gerekli olması: Hayız ve nifas sona erince kadın boy abdesti alması gerekir. Namaz oruç ve hacda tavaf yapabilmesi için bu farzdır.

Kur’an’ı kerimde adet gören kadınların eşleriyle cinsel temasta bulunabilmesi için kadınların temizlenmeleri gerektiği belirtilir  “ Sana kadınların aybaşı hallerini soruyorlar De ki: O bir rahatsızlıktır. Bu sebeple adet günlerinde kadınlardan ayrı durun, temizlenmedikçe onlarla cinsel ilişkide bulunmayın. İyice temizlendiklerinde onlara Allah’ın emrettiği şekilde yaklaşın. Allah çok tövbe edenleri sever ve içi dışı temiz olanları sever.” (Bakara Suresi; 222)

Hz. Peygamber. Uzun süre kesilmeyen özür kanının hükmünü soran Fatma binti Ebi Hubeyşe (r.anha) şöyle buyurmuştur: “Bu kanamayı yapan bir damardır. Bu ay hali değildir. Âdetin kadar bir süre geçince kanını yıka, boy abdesti al ve namazını kıl. Bundan sonra da her namaz için yalnız abdest alarak namazını kıl. (Buhari-Müslim-Ebu Davud-Tirmizi).

2) Kadının adet görmekle ergen sayılması

3) Namazdan muaf tutulmak: Adetli ve lohusa kadının namaz kılması caiz değildirHz. Aişe (r.anha) şöyle demiştir: “Biz Rasulullah zamanında adet görüyorduk. Bu süre içinde kılamadığımız namazları kaza etmekle emrolunuyorduk, tutamadığımız oruçları ise kaza etmekle emrolunuyorduk. (Buhari-Tirmizi-Nesai-Ebu Davud)

Efendimizin (Aleyhi selam) Buhari rivayeti şöyledir: “Âdetin devam ettiği sürece namazı bırak, sonra boy abdesti al ve namazı kıl. Onların bu süre içinde kalan namazlarını kaza etmeleri gerekmez.

Bugün bu delilleri yok sayan kendini Kuran Müslümanları ve akılcı addeden güruh adetli hanımların ramazanda oruçlarını bozmadan tutup yerine iade etmeyeceğini savunuyorlar hatta o kadar ileri gittiler ki şimdi de adetli hanımlar namazlarını da kılmaları gerektiğini savunuyorlar.

4) Farz orucu ertelemek: Adet gören veya lohusa olan kadın, Ramazan orucunu tutmaz daha sonra bunu kaza eder. Delil üsteki verdiğimiz hadislerdir.

5) Kâbe’yi tavaf etmemek: Adetli kadın hac veya umrede Kâbe’yi tavaf dışındaki bütün hac veya umre menasikini yapabilir. Delil şu hadistir. Veda haccına katılan Hz. Aişe şöyle diyor: Biz Şerif ‘te iken ben adet gördüm. Rasulullah (aleyhi selam) yanıma geldi, ben ağlıyordum .” Sana ne oldu, yoksa ay hali mi gördün? ” diye sordu, ”Evet “dedim. O zaman şöyle buyurdu: “Şüphesiz bu, Allah’ın Âdem kızlarına yazdığı bir şeydir, Beytullahı tavaf dışında, hacıların yaptığı her şeyi yap.”(Buhari-Ebu Davud)

5) Kur’an’a el sürmemek ve Kur’an okumamak: Malikiler dışında üç mezhep imamına göre adetli kadının Kur’an okuması ve ona dokunması caiz değildir. Delil olarak, Kur’an da şöyle buyurulur, ”Ona (Kur’an’a) tam olarak temizlenmiş olanlardan başkası el süremez.”

Abdullah Ömer den (r.a) nakledilen bir hadiste “Cünüp ve hayızlı kadın Kur’an’ı okuyamaz.” (İbni Mace-Tirmizi).

Bu rivayetleri alan müçtehitler okunmaz demiş. İmam Malik‘in fetvasını alanlar ise okunur demiş. Malikilerin sağlam görüşüne göre, adetli veya loğusanın ezberden Kur’an’ı Kerim okumasında veya okutmasında bir sakınca yoktur. Hanefilere göre ise, bu durumda dua ayetleri, dua niyetiyle okunabilir.

Ayrıca Hz. Ali (r.a) gelen rivayette “Rasulullah  (aleyhi selam) tuvalete gider, abdest bozar, sonra çıkar, bizimle birlikte ekmek ve et yer, ve Kur’an okurdu.  Buna engel olmazdı. Onu cünüplük dışında hiçbir şey ayırmazdı.” demiştir.

Biz Müslümanlar bu delillerden şunu anlamalıyız. Kuran’a abdestsiz el sürmek, hayızlı iken Kuran’dan ezberden okumak, hayızlı Kuran okumak hepsinin delilleri EFENDİMİZ sallalahu aleyhi ve sellemden bize gelmiştir. Yapmak istemeyenler bu delillere dayanarak amel edenleri tekfir etmemelidirler (!) Malumunuz bugün ilimden nasibini almamış nice zevat, içtihat olan konularda sadece kendi amelini doğru görerek karşısında ki Rasulullah’ın bir başka hadisini uygulayanları öteleyebiliyor.

7) Mescide girmemek: Rasulullah Efendimiz (Aleyhi selam) “Hiçbir hayızlı ve cünüp mescide girmesin” (İbni Mace) Ancak ibadet amacıyla olmaksızın bir zaruret ve ihtiyaçtan dolayı adetli kişinin mescide girmesi mümkün ve caiz olur. Hz.Aişe (r.anha) rivayetle şöyle demiştir. Bir gün Allah Resulü bana “Mescitten seccadeyi al getir” dedi. Ben adetliyim, deyince de; ”Adetli olman, senin elinde olan bir şey değildir ” buyurdu. (Müslim-İbni Mace)

Bugün bizler ebetteki ihtiramdan dolayı nasıl ki Kuran’ı tutmuyoruz aynı şekilde de namazgâhtan uzak durarak ancak zaruretlerde mescide gireceğimizi, böylece öğrenmiş oluyoruz.

8) Cinsel temasta bulunmamak: Kur’an’da; hayızlı kadınlara temizleninceye kadar yaklaşılmaması bildirilmiştir. (Bakara Suresi; 222) Buradaki eşten ayrı kalma ile kastedilen cinsel temastır. Diğer taraftan hayızlı eşiyle ne derece ilgilenebileceğini soran bir sahabeye Allah’ın elçisi şu cevabı vermiştir: “Göbekle diz kapağı arası örtülü olarak ondan normal zamanki gibi yararlanabilirsin. (Müslim-İbn Mace)

Hayızlı ve Nifaslı kadınla cinsel ilişki haramdır. Çoğunluk fakihlere göre cinsel temas halinde kefaret cezası gerekmez, ancak haram işlendiği için tövbe ve istiğfar etmek gerekir. Burada rahatsız olan kadını koruma söz konusudur.

9) Hayız ve nifasın boşamaya ve iddete etkisi: Hayızlı kadını boşamak caiz değildir. Ayette;  “Boşayacağınız zaman, eşlerinizi iddetlerine doğru boşayın.” (Talak Suresi;1) Burada temiz günlerinde boşama kastedilmiştir.

Lohusalığın boşanma engeli olduğu konusunda bir ayet ve hadis yoktur.

ÖZÜR KANI ( İSTİHAZE ):

Adet g örme veya lohusalık süreci dışındaki zamanlarda görülen, bir damardan hastalık sebebiyle gelen kanamaya “özür(istihaze) kanı” denir. Fakihler adet ve nifasın müddetlerini belirlemelerinin en büyük amacı istihaze müddeti ortaya çıksın diyedir.

İstihaze kanaması; dinmeyen burun kanaması, idrarın tutulmaması veya bir yaradan sürekli kan akması gibi sadece abdestti bozan bir özür halidir. Böyle bir özür, abdest alıp namazı eda edecek kadar bir süre kesilmeksizin bir namaz vaktince sürer ve diğer namaz vakitleri içinde de en az bir kez tekrar ederse, bu kişi özürlü sayılır. Yani adet ve nifas(lohusalık) ile yasaklanan her şey bu halle yasaklanmaz.

Rabbimiz kullarına zorluk olsun diye değil en mükemmel, doğru ve kolay bir düsturla yaşamalarını murat ettiği için İslam Dinini indirmiştir. Onun içinde zaruretlere ışık tutan bir sürü hüküm vardır. Bunları anlamak ve uygulamak gözüyle bakarsak tabiki.

En Emine Emanet Olun

Diğer Yazılarımız