İslamda Toplum Tarifi
Toplum; bir arada yaşayan bireylerin oluşturduğu canlılar topluluğudur. Yalnız burada ki asıl mevzumuz İslam Toplumu nasıldır?

Toplum; bir arada yaşayan bireylerin oluşturduğu canlılar topluluğudur.

Yalnız burada ki asıl mevzumuz İslam Toplumu nasıldır?

Aynı manayı içerir mi?

Ve o manayla yetinir mi?

Âlemlerin Rabbi İslam Toplumunu nasıl isimlendirmiş ve belirleyip netleştirmiştir?

İslam yalnız iki tür toplum tanımıştır;

  1. a) İslam Toplumu.
  2. b) Cahiliye Toplumu

İslam toplumu; içinde İslami esaslarını uygulandığı toplumdur. Akide, ibadet ve şeriat olarak İslam’ın uygulandığı toplum.

Allah’ın ahkâmıyla şekillenmiş eğitimi, evliliği, giyimi, kuşamı (vs.) kısacası hayatının her birimi İslam boyasıyla boyanmış bir hayattır.

Rabbimiz bu hayatı ne güzel kısaca özetlemiş:

“De ki: Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi ALLAH içindir.”  (Enam suresi-162)

Seyid Kutup, İslam toplumunu ne güzel tanımlamıştır:

“İslam toplumu kesinlikle beşer yapısı değildir, kâinatın yaratıcısı olan yüce Allah’ın kudretiyle indirdiği bir nizamdır.

İslam toplumuna şekil veren bu sistem, Müslümanların her şeyini tanzim ve tertip etmiş, özelliklerini, unsurlarını ve ana prensiplerini tespit etmiş, onları ilahi prensiplere ve değişmez gelişme kanunlarına bağlamıştır. Bu sistem, sadece geçici bir zamanın ve bölgesel bir toplumun ihtiyaçlarına cevap vermekle yetinmez. Bu sistem İLAHİ bir sistemdir.

İslam toplumu -İslam şeriatını kendileri için geçerli kabul etmedikleri halde- kendilerine Müslüman adını yakıştıran insanların oluşturduğu toplum değildir. Namaz kılsalar da, oruç tutsalar da, Beytullahı ziyaret etseler de…

Yine İslam toplumu, bazılarının kendi kendilerine yeni İslam icat edip, Allah ve Resul’ünün açıkladıklarının dışında bir İslam olarak ortaya attıkları ve adına çağdaş İslamiyet dedikleri şey de değildir.

Bir toplumda en yüce hâkimiyet, sadece Allah’a ait ise ve bu hâkimiyet ilahi şeriatın üstünlüğü esasına dayanıyorsa, işte o zaman böyle bir toplum İslam toplumu adını almayı hak kazanabilir; öyle ki içerisinde, insanın gerçek ve olgun manada özgürlüğe kavuştuğu, kulun kula kulluktan kurtulduğu bir toplum!

Bu toplum aynı zamanda insani medeniyetin de ta kendisidir.” (Allah rahmet etsin.) Yukarıdaki bu güzel tanımdan sonra şimdide içinde bulunduğumuz toplumumuzu tanıyalım.

İçerisinde yaşadığımız toplumu İslam toplumu addedenlere soralım:

Çocukluğumuzda da gençliğimizde de düzenin bize dayattığı veya bizi yanlışlarla doğruymuş gibi terbiye ettiği, giyimi, düşünce yapısı sadece maddeye menfaate dayalı bir yaşantı olan;

Çocuk, ahlakını aileden sonra okulda da:

“Portakalı soydum başucuma koydum ben bir yalan uydurdum “ yalanın mübahlığına alıştıran islamsız bir toplum.

Giyiminde;

“ Ne  derler ve ne demezleri ” baz olan bu konuda Allah’ın emrinin bir öneminin olmadığı toplum. Sadece gözlere hitap etmeyi amaçlayan, beğenilme arzusunda sınır tanımayan ama sorsan çokta iyi Müslüman olduğunu, ramazanda oruç tutup teravih namazına da gittiğinden dem vuran bir toplum.

Eğitiminde,

İmam Hatip Liselerinde din kültürü hocası, daha kendisini hakiki manada tanıyamamış gencecik beyinleri zehirleyerek:

“Hadi İslam’ı sorgulayalım!” diyor ve gençler de kendilerine büyük bir öz güven verilmiş edasıyla cahilce:

“Hadi sorgulayalım.” diyor. Sen kimsin? Daha kendisini sorgulamaktan aciz olan insan kimi, ne ile sorguluyorsun? Allah’ı sende var ettiği kısıtlı aklınla mı sorguluyorsun?

İlahiyatlarda ateist bir hoca Allah hakkında kafa karıştırırken, felsefi yaklaşımlarla iman eden gençliği ifsat ederken hangi yaptırım uygulanıyor idare sisteminde?

Okullarında Darvin’in, Karl Marks’ın, Freud’un kitaplarıyla beslenen bir eğitim sisteminden İslam toplumu doğmaz.

Oysa İslam toplumunda kâfir bir eğitmen talebelerin itikat ve ahlak dersini veremez, ancak uzman olduğu müspet ilimler kendilerinden alınabilir

Caddelerde ki mağazaların vitrinlerine bakmaktan utanıyorsun, sanki insanları cinsel manyağa çevirmek için ayarlanmış her şey. En küçük boya reklamında gördüğünüz bir kadın bacağıyla boya reklamı son buluyorken, televizyon gazete bütün neşriyat şer ve fesat yayarken bu toplum İslam toplumu olamaz.

Bugün içinde yaşadığımız toplumun, o toplumu meydana getiren insanların hayatlarındaki en ince ve en küçük aşamasına bakın. Sözde Müslüman, özde geleneksel, örfi ve demokrasinin din diye dayattığı hayattan başka bir hayat bulamazsınız.

İslam toplumu kesinlikle beşer yapısı değildir. VAHİY KAYNAKLIDIR ve onda insanın beş şeyi emandadır:

  1. a) Din,
  2. b) Mal,
  3. c) Can,
  4. d) Nesil,
  5. e) Akıl.

Bu maddelerin her biri kendi başın saatlerce açıklama isteyen konulardır.

Evliliklerimiz, evlerimiz, eşlerimiz, evliliklerimiz veya boşanmalarımız anlaşmalarımız, miras bölmelerimiz, cenazelerimiz kısacası tüm hayatımızın belirleyicisi İSLAMolmadıktan sonra kimse İslam toplumundan bahsedemez.

Kuran’ın sürekli bize anlattığı ikinci toplum cahiliye toplumudur. Zamanın Kisra’sına da, Roma’sına da veya Yunan’ına da Allah’u Teâlâ cahiliye der.

Medeniyetleri bilimde veya ilimde ileri oluşları onları cahiliye toplumu olmaktan kurtaramaz. Cahiliye toplumu oluşlarının asıl sebebi kendilerinin dünyaya gönderiliş sebebini ve yaratıcılarını tanımayışları ve gayelerini bilmeyişleri onlara cahiliyye adını vermiştir.

Kısacası; Cahiliye, içerisinde İslami esasların uygulanmadığı, İslam akidesinin, düşüncesinin, İslami değer ve ölçülerin, İslam nizamı ve şeriatının, İslami ahlak ve davranış tarzının hâkim olmadığı bütün toplumların adıdır.

Tüm bu sonuçlardan anlıyoruz ki bugün yaşadığımız toplum İslam’ın ahkâmıyla idare edilmediğinden, bütün yaşantımızın her alanına İslam hükmetmediğinden, oruçta tutsak, namazda kılsak, hacca da gitsek biz cahiliye toplumunda yaşıyoruz.

Allah kendi razı olduğu topluma bizi ulaştırsın inşallah.  (Âmin)

En Emine Emanet Olun.

Diğer Yazılarımız