Kadın Ve Gençlik

Gençlerimiz deizmin pençesinde.

Allah (cc),  insanı yalnızca kendisine kulluk etsinler diye yaratmıştır. Evlat bahşederken de  yine aynı gaye üzere terbiye edilmesini  ebevyne görev olarak vermiştir. İlahi fermanında  :

“Ey İnananlar! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun; onun yakıtı, insanlar ve taşlardır; görevlileri, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere baş kaldırmayan, kendilerine buyurulanları yerine getiren pek haşin meleklerdir.” (Tahrim Suresi  , 6. Ayet)  buyurulmuştur.

Niçin evlenilir (?)

Niçin çocuk sahibi olunur(?)

Ve görevlerim, sorumluluklarım ne(?) sorularına doğru cevap bulunmadığı müddetçe neslin ıslahında başarılı olmak mümkün gözükmüyor. Kendi çocuklarımızın savruluşunu ne yazık ki sadece izliyoruz. Kendi çocuklarımız derken  kastımız öncelikle  İslam coğrafyasında olan ümmetin çocuklarıdır. Özelde ise  yaşadığımız coğrafyada imam hatipler dahil okullarda  hızlı bir şekilde yaygınlaşan deizm ve yabancı hayranlığı (özellikle Kore) ciddi bir tehlike olarak gençleri kuşatmış durumda. Sayıları her geçen gün artan,  iman  ve İslam’ı sorgulayan gençler  büyük bir  içsel boşluğun içine yuvarlanmaktadırlar. Bu boşluğu  beyinleri uyuşturan cinsellikten başka bir mesaj taşımayan günümüz müzikleriyle doldurdukça kendilerinden uzaklaşıyorlar.Kore müzik gruplarına olan hayranlıkları ise kaygı  vermenin ötesinde ciddi bir tehlike olarak  gençleri tesiri altına almış durumda.Ebeveynlerin, önlem almadığı müddetçe şikayet etmeye hakları yoktur. Bize ulaşan her üç hanımdan biri,  evladının telefon bağımlılığından şikayetçi. Çocukları benliğinden uzaklaştıran, sözüm ona  müzik grupları çocukları intiharın eşiğine sürüklüyor.Uyuşturucu illetinin ilk okul çocuklarına kadar inmiş olması  sadece bugünün değil geleceğin çocukları için de ciddi bir tehlike.  On iki yaşındaki bir kız çocuğu ” Hocam iki yıldır erkek arkadaşım var. Ona karşı hislerim çok  farklı vaz geçemem” diyor. Annesiyle bu durumu konuştuğumda verdiği tepki sadece gülümsemek. Akıllı telefonları kontrolsüz  çocuklarının ellerine veren ana ve babalar,zayıf iradeli çocukların kendilerini kontrol etmelerini mi bekliyorlar(!)?

Ey Müslümanlar bu gidiş nereye?

Dünyevi hedefler uğruna gençliğimiz heder oluyor. Kariyer kaygısı hesap günü kaygısının önünde seyrediyor.Mevcut eğitim sistemi sadece öğretiyor aynı zamanda öğütüyor ne acı ki. Öğretim ve eğitim birlikte olmadığı müddetçe  mümkün değil, fesat önlenemez.

Madem bu ülkede halkın dediği oluyormuş o halde Müslüman halklar haklarını talep etmeliler,bunun için uğraş vermeliler.

-Okullarda karma eğitime son verilmesi,

– İnancımıza aykırı  olan bilgilerin müfredatlardan çıkarılması,

-Fenni ilimlerin yanında  erdemin öğretileceği  ilimlerinde  müfredatlara dahil edilmesi….

Yeterli mi? Hayır.

Televizyonlarda gösterimde olan dizilerin kahır ekseriyeti gayri meşru ilişkiler,cinayetler,şiddet üzerine kurgulanmış  senaryolarla  yazılmış. Bu nasıl bir ruh halidir anlamak mümkün değil. Şiddet içeren  rekor düzeyde isleniyor olması da ayrı bir handikap.

Ey! Müslümanlar top yekun tevbe edip Allah’ın ipine gerektiği gibi sarılmaktan başka çıkar yol yoktur.

Diğer Yazılarımız