Kadının Beyanı Yetmez

adının Beyanı Yetmez; Allah (cc) der ki Şahit Getirin.

Düşünce yapısı olarak feminizmin hakim olduğu algıyla çıkarılan kanunların sadece erkeği değil kadının kendisini de  perişan ettiğini ısrarla görmeyenlerin bir kastı yoksa  ciddi anlamda sosyolojik körlük yaşıyorlar demektir.

Beşerin , beşeri idare etmesi için  beşerden üstün olması gerekir ki bu mümkün değildir. Biz müminler  “Allah’tan başka ilah yoktur” derken bu gerçeğe de vurgu yapmış oluyoruz. İşte tam da bu yüzden beşeri idare etmek için çıkardığı kanunlar  aile yapımızı, gençliğimizi, hayamızı ve daha bir çok değeri elimizden aldı.  Örneğin zinanın suç olmaktan çıkarılması, içki fabrikaların modernleştirilmesiyle övünülmesi  ne acıdır ki sol zihniyetlerin değil muhafazakarların eylemi olarak tarihe geçti.  En son  çıkarılan kadını koruma kanunlarının kadınları pervasızlaştırmaktan başka bir sonuç doğurmayacak diye endişelerimiz var.  Kadın adına çıkarılan kanunların topluma, insana, aileye, gençlere, erkeğe  ve kadına  ne faydası var?!..  İlan edilen  “Kadının beyanı yeterlidir” ifadesine karşı diyoruz ki “Hayır yetmez çünkü Rabbimiz şahit getirin diye buyurmaktadır. Yetmez çünkü istismara, iftiraya açık kapılar çok. Yetmez çünkü kadın duygusal yönden daha narin, daha zayıf yaratılmıştır bu sebepten yanlış kararlar alacaktır. Nitekim kadının beyanı yettiği için kızların babalarına, kadınların kocalarına iftira attığı haberlerini okumaya başladık. Adeta nafakayı bedavaya bağlamak için boşanmak amacıyla evlenenler  var ve her geçen gün sayısı artmakta. Kimse gidişattan memnun değil. Gençlerimizi saran tehlikelere karşı ciddi bir önlem alınmıyor, alınamıyor, alınamayacak da çünkü insanın erdemini koruyan iman kuvveti, ahiret bilinci, salih ameldir. Bu bilincin oluşması için de eğitim sisteminin  “İkra” ile başlayan  ve  nasıl okunması gerektiğini açıklayan “YARATAN RABBİNİN EMRİYLE” olması  şarttır. Batı battıkça batıyor. Ahlak olarak, aile olarak, gençlik olarak kadını ve erkeği  çökmüş durumdayken onların kanunlarını  ithal edilerek kurutulacağımızı sanmak  delilik değil de nedir. Maddi gelişmeler ile manevi gelişmeler eşit bir şekilde gelişmedikçe  dizginlenmeyen nefsin  daha hangi azgınlıklara imza atacağını kimse bilemez. Ensest  ilişkilerin her geçen gün kendini Müslüman ad eden bir toplumda artış göstermesi , güven ve emniyetin kaybolduğu bu çağda  depresyonun patlak vermesi  kaçınılmaz bir sondur.

Ey insanlık!

Gelin hep birlikte tevbe ile Allah’a yönelin, dünya ve ahiretin huzurunu tesis eden vahyin gölgesine sığının,  başka kurtuluş yolun yoktur.



Henüz Yorum Yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun!

Yorumunuz başarıyla gönderildi. Editör onayından geçtikten sonra sayfada yayınlanacaktır.
Yorumunuz iletilirken bir hatayla karşılaşıldı. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Yorum Yazın

E-Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Endişe Etmeyin. (*) koyulan alanlar zounludur.

Diğer Yazılarımız