Kadınlara Mahsus Haller – 1
Kadınların fizyolojik yapılarından kaynaklanan bir takım özel durumlar vardır. Bunlar erkekler için söz konusu olmaz. Kadınların temizliğe bağlı bir takım ibadetleri ve karı –koca ilişkilerinde harama düşmemeleri için kendileriyle ilgili İslam'ın bu özel hükümlerini öğrenmeleri gerekir. Yetişkin bir kadın kendisinden gelen üç türlü kan görür.

ADET GÖRME VE LOHUSALIK

 Kadınların fizyolojik yapılarından kaynaklanan bir takım özel durumlar vardır. Bunlar erkekler için söz konusu olmaz. Kadınların temizliğe bağlı bir takım ibadetleri ve karı –koca ilişkilerinde harama düşmemeleri için kendileriyle ilgili İslam’ın bu özel hükümlerini öğrenmeleri gerekir. Yetişkin bir kadın kendisinden gelen üç türlü kan görür.

  1. a) Belirli yaşlar arasında ve belirli periyotlarla gelen hayız kanı.
  2. b) Doğumdan sonra belirli bir süre gelen nifas (lohusalık) kanı.
  3. c) Bu ikisi dışında kalan ve genelde bir hastalıktan kaynaklanan özür (istihaze) kanı.

ADET GÖRME (HAYZ):

Tanım ve deliller:

Bir fıkıh terimi olarak hayız; ergenlik çağına giren sağlıklı bir kadından belirli aralıklarla gelen kanı ifade eder. Kadınların adet görme surelerine dikkat etmeleri gerekir. Çünkü temizliği gerektiren bazı ibadetlerin geçerli olması; boşanmada iddet ve nafaka gibi konuların tesbiti bu bilgilere dayanır.

Kur’an ve sünnette kadınların özel halleriyle ilgili çeşitli naslar vardır. Kur’an da hayızın kadına sıkıntı ve rahatsızlık veren bir hal olduğu, bu yüzden o dönemde kadınla cinsel ilişkiden uzak durulması gerektiği şu ayetle bildirilmiştir;

“ Sana kadınların hayızlarından (aybaşı) soruyorlar. De ki: O bir rahatsızlıktır. Bu sebeple adet günlerinde kadınlardan ayrı durun (onlarla birliktelikte),temizlenmedikçe onlarla cinsel ilişkilerde bulunmayın. İyice temizlendiklerinde onlara Allah’ın emrettiği şekilde yaklaşın. Allah çok tövbe edenleri sever ve içi dışı temiz olanları sever. (Bakara suresi-222)  .

İslam’ın çıkışı sırasında cahiliye Arapları hayızlı kadınlarla birlikte durmazlar; beraber yemek yemezlerdi. Burada geçmişte olan bir hadise aklıma geldi.

Zamanın birinde tasavvuf ehillerinden bir adamın karısı bana soru sormuştu. “Dedi ki; Kocam ben adetliyken pişirdiğimi yemiyor. Bu doğru mu?” Ona dedim ki; “bak kardeşim! İslam net ve açıktır. Yahudi ve Hristiyanların dinlerinden çok başka bir dindir. Bu uygulama İslam’dan değildir. Yahudi ve Mecusilerin âdetidir.”

Yahudilerin muharref hale getirdiği Tevrat’a göre hayızlı kadın, kanın kesilmesinden sonra yedi gün süreyle murdar sayılmış ve bir takım yükümlülüklere tabi tutulmuştur.

(bk. Levililer 15/19-24;18,19,20/18,II. Samuel ) Kadın bu sürenin sonunda “mikveh” denilen bir banyo yapar ve ancak bundan sonra temiz sayılırdı.( Bu alıntı Yahudilerin kitaplarındandır.)

Oysa İslam, kadına ruhsal ve fiziki yönden sıkıntı veren hayız günleriyle ilgili olarak yukarıda zikrettiğimiz ne güzel emirler indirmiştir. Ne onu tecrit etmiş hayatın içinde, nede Hristiyanlar gibi o günlerine önem vermeyip onlarla birlikte olmuştur. Hayat Önderimiz Hz. Muhammed (aleyhi selam) “Bu hayız; Allah’ın, Âdem (aleyhi selam)’ ın kızlarına yazdığı bir haldir.”

Adetli kadının vücudunun aylık biyolojik değişiklik yaşadığı bu hal içerisinde temiz olmayan yönü sadece adet kanıdır. Onun tükürüğü ve teri pis değildir. Pişirdiği yenir,  yemek artığı temizdir. Hz.Aişe’den şöyle davrandığı nakledilmiştir: “Ben adetliyken, Rasulullah kucağıma yaslanır. Kur’an okurdu (Buhari- Müslim) “Adetli iken kemikli eti ısırır, sonra ona verirdim. Alır ve benim ısırdığım yerden ısırdı. Yine adetliyken su içtiğim kabı Ona verirdim alır ve ağzını, benim ağzımı koyduğum yere koyar ve içerdi. ( Müslim-Hayz,14 )

Bakar mısınız? Resulümüz başöğretmenimiz Hz. Muhammed (Sallahu Aleyhim ve Sellem) Efendimiz ne güzel ashabını eğitiyor. Kadının temiz olduğunu onlardaki bu halin Allah’tan onların vücutları için bir yenilenme süreci olduğunu, bu halin onlarda her ay tekrarlanacağını ve bu esnada o hanımların temiz olduğunu öğretmiştir. Bu öğreti kıyamete kadar sağlam bir bilgi olarak imanlarımızdan amele dökülecektir.

Medeniyetten bize dem vuran kâfir, müfsit Avrupa yıllarca

– Kadın insan mıdır? Sorusuna,

-“İnsan değildir erkek için yaratılmıştır.” cevabını bulmuşlardır.

Bizim için indirilen hayat tarzında kadının ne kadar değerli temiz ve nadide olduğunu her hâlükârda Allah’u Teâlâ Kur’ an-ı Mübin’de açıklamıştır.

Adet Görmede Süreler

Ergenlik çağı ile kişi çocukluktan çıkıp gençlik çağına ayak basmış olur. Buluğa ermenin alt sınırı kızlarda 9 yaş, erkek çocuklarda ise 12 yaştır. Son adet görme yaşı ise 50-55’tir. 17-18 yaşına kadar adet olmamış bir genç kız 15 yaşından sonra buluğ çağına girmiş sayılır. En uzun adet suresi 10-15 gün ve en kısa adet suresi 1-3 gün, temizlik süresi ise 15-20 gündür.

Kanamanın, adet görme süresince aralıksız olarak devam etmesi gerekmez, ara sıra kesilebilir. Mesela; bir kadın 4 gün kanama görse, sonra 2 gün kanama kesilip, bundan sonra 2 gün daha devam etse, bu 8 günün tamamında adetli sayılır.

Bazı kadınların adet günleri düzenlidir. Mesela; her ay 5 veya 6 gün adet görürler. İlk defa adet gören genç bir kızda, âdeti bununla belirli hale gelir. Mesela; böyle bir genç kız, ilk kez olarak 6 gün kanama, bundan sonra 24 gün temizlik görse, bu şekilde âdeti belirli hale gelmiş olur. Bu genç kız, rahatsızlığı sebebiyle ayrıca özür kanı görmeye başlasa, her ay âdeti 6 ve temizlik günleri de 24 gün olarak hesap edilir.

Bazı kadınlarda hayız günleri, bir ayda 5, diğer ayda 6 gün adet görme gibi düzensiz olabilir. Bu durumda, ihtiyatlı olanla amel etmek gerekir. Mesela; böyle bir kadın, 6.gün olunca yıkanır, namazlarını kılar ve Ramazan ayına rastlamışsa orucunu tutar. Çünkü bu altıncı gündeki kanamanın, özür kanı olması akla gelir. Fakat bu altıncı gün çıkmadıkça cinsel ilişkide bulunmaz. Boşanmışsa iddet bitmiş sayılmaz. Çünkü bu altıncı gündeki kanamanın adet kanı olması da muhtemeldir.

Bir kadının mutat (alışılmış) olan adet görme süresinin değişmiş sayılması için, en az iki defa başka bir sürede cereyan etmesi yeterlidir. Mesela; düzenli olarak her ay 5 gün süreyle adet görürken, bu süre daha sonra 6 güne çıksa, artık bu yeni süreye tabi olur. Düzenli süreyi aşan, fakat 10 günü geçmeyen kanamalar, adet kanaması sayılır. Bu durumda düzenli süre 10 güne dönüşmüş olur. Mesela; her ay 7 gün süreyle adet gören kadın, daha sonra 10 gün kanama görse, adet görme süresi 10 güne çıkmış olur. Ancak düzenli olarak görülmekte olan adetten sonra, kanama süresi 10 günü aşarsa, düzenli süreye itibar edilir, fazlası özür kanı sayılır. Mesela; daha önce adet görmesi düzenli olarak 7 gün süren bir kadın, daha sonra her ay 11 veya 12 gün kanama görmeye başlasa, bunun düzenli olan 7 günü hayız, geri kalan, 4 veya 5 günü ise özür kanı kabul edilir.

Düzenli süreden önce görülmeye başlayan ve toplam 10 günü aşmayan kanama da adet kanaması kanı sayılır. 10 günü aşarsa düzenli süre kısmı adet, önceki fazlalık özür kanıdır. Mesela; her ayın başından itibaren 5 gün adet gören kadın, daha sonra düzenli süreden önce 2 veya 3 gün daha kanama görmeye başlasa, bunların toplamı olan 7 veya 8 gün, adet görme süresi sayılır. Eğer toplam 10 günü aşarsa, düzenli süre olan 7 gün adet, fazlalık günler ise özür kanı kabul edilir.

Adet Görme Süresi İçinde Kanamanın Kesilmesi:

  Adet hali devam ederken kimi zaman kanama kesilir, sonra yine görülmeye başlayabilir. Böyle bir durumda, Mesela; bir kadın bir gün kanama görse, ikinci günde kan kesilmiş olsa, üçüncü veya dördüncü gün yeniden kanama görse, kadın bütün bu süre içinde adetli sayılır. Bu duruma göre, iki kanama arası görülen temizlik, adet görme süresini bölen bir süreç olarak kabul edilmemiştir. Aksine, başında ve sonunda kanın görülmesi şartıyla, 10 günü aşmayan bu süre içinde kadın adetli sayılır.

Hayızlı hanımların dikkat etmesi gereken en önemli hususlardan birisi de hayızı, gördüğü saat üzerinden hesaplamalıdır. Mesela; sabah 08.00’da hayız gördü ise ertesi gün sabah 08.00’de 1 gün sayılır. Âdetin tamamı saat üzerinden hesaplanır.

LOHUSALIK (NİFAS)

Nifas, doğumun arkasından gelen kan demektir. Doğum sırasında çocuk ile birlikte veya doğumdan önce gelen kan, bozuk bir kan veya özür(istihaze) kanıdır. Kadın gebelik süresince ve doğum gerçekleşinceye kadar abdest alır ve namazını kılar. Rahatsızlığı sebebiyle abdest almazsa teyemmüm eder ve namazını kılar. Namazını ima ile kılar, namazı vaktinden sonraya bırakmaz.

Ümmü Seleme (r.ha)’den nakille Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyurmuştur: “Lohusa kadın, Rasulullah(sa.) döneminde kırk gün kırk gece beklerdi.” Bazı kadınlar bundan az olabilir bazı kadınlar ise hiç kan görmeyebilir. Hiç kan görmeyen kadınlar lohusa sayılmaz, ihtiyaten gusül abdesti alır ve namazlarına devam eder.

El ayak gibi uzuvları belli olan bir çocuğun düşmesi ile nifas hali meydana gelir ve genellikle 10 – 15 gün sürer. Henüz uzuvları belirmemiş bir düşüğe nifas hükümleri uygulanmaz. Bunun düşmesi ile görülen kanama 3 gün sürer daha önce de en az 15 gün temizlik hali devam etmiş olursa bu adet kanı olmuş bulunur, böyle değil ise özür kanı sayılır. Lohusalık süresi içerisinde kanamanın kesilmesi, lohusalıkta kesinti meydana getirmez. Başta ve sonda kanamanın bulunması peş peşe olan kanama gibi kabul edilir. Kanın kesilme süresinin 15 günden daha az veya daha çok olması arasında fark yoktur.

İkiz doğumlarda lohusalık süresi, ilk çocuğun doğumu ile başlar. Diğer doğumlarda lohusalık müddeti ilk çocuğun lohusalık müddeti baz alınarak hesaplanır.

Önümüzdeki ay devamı gelecek.

En emine emanet olun.

 

Diğer Yazılarımız