Muharrem Ayı

Bismillahirrahmanirrahim

Hamd âlemlerin Rabb’i olan Allah’a, salat ve selam bize hak dini getiren, dinde hiçbir şey eksik bırakmadan anlatan Rasulullah Efendimiz ’in üzerine olsun. Bilindiği gibi muharrem ayındayız. Muharrem ayı da haram aylardan biridir. Haram olması, bu ayda savaşın yasak olmasına sebeptir. Delil Tevbe Suresi 36 ve 37. ayetleridir. “Şüphesiz gökleri ve yeri yarattığı gün Allah’ın kitabında yazıldığına göre ayların sayısı Allah katında 12’dir, bunlardan dördü haram aylardır, işte doğru din ve hüküm budur, bu aylarda Allah’ın koyduğu yasağı çiğneyerek nefislerinize zulmetmeyin ,bununla beraber müşrikler sizinle nasıl toptan savaşıyorlarsa siz de onlarla toptan savaşın ve bilin ki Allah takva sahipleri ile beraberdir.”

Bu ayların yerlerini değiştirmek sadece küfürde ileri gitmektir. Kâfirler böyle yapmakla doğru yoldan büsbütün saptırılırlar. Onlar Allah’ın haram kıldığı ayı bir yıl haram bir yıl helal sayıyorlardı. Böylece Allah’ın haram kıldığını helal kılarlar, yaptıkları kötü amelleri kendilerine güzel gelirdi. Allah inkâr eden topluluğu hidayete erdirmez.

Haşr süresinin 7. Ayeti kelime de (Bismillah) “Peygamber size neyi verdiyse onu alın size neyi yasakladıysa ondan sakının Allah’tan korkun şüphesiz Allah azabı pek şiddetli olandır.” Buhari’den gelen rivayetle İbni Abbas radıyallahu anh şöyle demiştir: “ Medine’ye geldiğinde Yahudiler ’in bir gün yani aşure günü oruç tuttuklarını gördü, bu büyük bir gündür dediler. Allah’ın Musa’yı kurtardığı firavun hanedanını ise suda boğduğu gündür. Bu sebeple Allah’a şükür olsun diye Musa oruç tutmuştur dediler. Allah Resulü ben Musa’ya onlardan daha yakınım dedi. O gün oruç tuttu ve tutulmasını emretti. Yahudilere benzememek içinde onlar bir gün oruç tutuyorlardı. Efendimiz dokuzuyla onu ya da onuyla on biri ya da dokuz, on ve on birinci günlerinde oruç tutmamızı emretti. Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur. Peygamberimiz bu ayın tamamını tutmamıştır. Şimdi şu hadisi aklımızdan hiç çıkarmayalım, Buhari ve Müslim den rivayet ile Ebu Hureyre dedi ki: Rasulullah aleyhi salat u vesselam şöyle buyurdu Benim aleyhime yalan uyduran kimse cehennemdeki yerini hazırlasın. Yani, Efendimizin söylemediği bir sözü O söylemiş gibi Peygamberimize isnat etmek, cehenneme girmemize sebep olur.  Bu ayetten hadisten anladığımız Rasulullah bize neyi emrettiyse onu yapacağız ve O ne yapmadıysa biz de onu yapmayacağız. Zamanların ve mekânların birbirinden farkı yoktur, onları Allah seçer ve değerli kılar. Kul ibadet koyamaz. Bu ayda şu kadar namaz, şu ayda şu kadar zikir yapanların cennette şöyle yerlere gideceğini Allah ve Resulü bildirmedikçe bilemeyiz. Hangi amelleri yaparsak sevap işlemiş oluruz, bunu bize ancak ve ancak Allah ve Resulü bildirir.

 

Dedik ya muharrem ayındayız bu aya halk arasında aşure ayıda denir. Aşure ayının mânâsı nedir?

Şimdi aşure kelimesinin manasını bildirelim. Aşure, Arapçada 10 manasına gelen Aşere kelimesinden türemiştir. Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği için bugüne aşure günü denir. Hz. Hüseyin’in Kerbela’ da şehit edildiği gündür. Bu doğru bir bilgidir ve kaynaklarda bu yazılıdır. Peki, bu ayda orucu tutan ve emreden Rasulullah neden aşure pişirip dağıtmadı? Peki, peygamberin uygulamadığı bu adet bize nereden geldi? Rafıziler bugün ve bu ay hakkında birçok yalan haber uydurmuşlardır.   Genelde şöyle bir ifade kullanılır “aşure yapıp dağıtmanın ne gibi sakıncası olabilir ?”  Pişirdiğimizden komşumuz ikram etmek güzeldir ama bunu o aya has kılarak , din adı altında yaparsak bizi sıkıntıya sokar. Tevbe 37. Ayet gelir aklımıza gelmeli “Yaptıkları kötü amelleri kendilerine güzel gelirdi.” Mesela aynı sitede oturduğunuz komşularınızın başka zaman pişirdiklerinden ikram ettiğini göremezsiniz ama muharrem ayında muhakkak getirirler. Peki neden? Çünkü bu ayda aşurenin yapılmasının dağıtılmasını sevap olduğuna inanmışız. Şimdi bu ayda dinde yeri olmayan ve sevap olarak yapılan bidatlardan bahsedelim.

  1. Bu aya has namaz kılmak
  2. Kurban kesmek
  3. Aşure tatlısı yapıp dağıtmak
  4. Bereket getireceğine umarak eve erzak almak
  5. Belirli sayıda İhlas suresini okumak
  6. Kına yakmak
  7. O gün bir fakiri doyurmak ümmetin bütün fakiri doğurmuş kadar olur
  8. Hayvanların bile oruçlu olduğuna inanmak
  9. Âdem babamızın tövbesinin bugün kabul olduğunu
  10. Hz İsmail’in kurban edilmekten bugün kurtulduğunu
  11. Yusuf peygamberin kuyudan bugün çıktığını
  12. Yunus peygamberin balığın karnından bugün kurtulduğunu
  13. Hz Nuh’un gemisinin Cudi Dağı’na bugün inmesi
  14. Belli sayıda zikir yapmak gibi başka uydurulmuş ibadetler yapmak ya da var olan

ibadeti aşure gününe Has kılmak İslam’da olmayan bir davranışlardır.Bu gibi sözler ve işler Ehlisünnet dışı sofilerin s**** fırkaların ortaya çıkardıklarıdır. Bu işleri İslam’da varmış gibi göstermektedirler. Bütün bunlar ne Muteber kitaplarda ne de sahabelerde ne de dört Mezhep imamlarının tarafından rivayet edilmemiştir. Aslında Peygamberimizi iyi tanır hayatını iyi bilirsek bu bidatlara düşmeyiz sevap kazanalım derken dinde olmayan şeyleri yaparak günaha girmeyiz. Çünkü İslam tamamlanmış ve eksiksiz bize ulaştırılmıştır. Eğer sevap olsaydı dinimizde yeri olsaydı önce Peygamberimiz sonra da sahabe yapardı. Sahih kaynaklara baktığımızda aşure günü oruçtan başka bir rivayet yoktur. Bu ayda aşure pişirilmesi gerekseydi önce Peygamberimiz sallallahualeyhivesellem pişirip, dağıtırdı.Sahih ibadetlerde buluşalım. Selam ve dua ile…

Diğer Yazılarımız