Oku!
Allah'u Teâlâ insana; sadece "oku" diye hitap edip bırakmamıştır. Oku! Kendi adına veya onun bunun adına değil, Rabbin adına oku.

Alemlerin rabbinin, insana indirdiği, son vahyin ilk basamağı;  اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ ‘’ Yaratan rabbinin adı ile OKU’’dur.”

Her toplumda derdi olan, derdi insanlık olan biri veya birileri mutlaka olmuş, olmaya da devam edecektir. 14 asır evvel de derdi olan, derdi insanlık olan biri vardı. Derdinden evini, eşini, çocuklarını, rahatını terk etmiş; çıkış yolu arayan biriydi. Cahiliyenin karanlığında gözleri kör olmamış, kalbi hakkı arayan biri.  Aradığını nerede, nasıl bulacağını bilemeyen; çaresiz fakat çaresizliğini küfre ortak olmaya mazeret yapmayan biri. Tek başına kalmayı karanlığın kalabalıklarına tercih eden biri... Abdullah’ın yetimi Abdulmuttalib’in torunu MUHAMMED UL EMİN (sav)’di o…

Yer Hira Mağarası. İlk vahiyden 6 ay kadar öncesi. Sadık rüyalar, gaipten duyulan sesler, ağaçların taşların selam vermesi. Vahyin ayak sesleri gelir gibiydi adeta.  Hakkı arayana, EL HAK olan merhameti gereği aradığını bulduruyordu.

Yıl 610. Aylardan ramazan.  Vahiy meleği son dinin ilk emirlerini en kutlu insana okumaya geldi. Ve Emretti   اقراْ  İkra , OKU…  Muhammed(sav) cevap verdi;  مَا أَنَا بِقَارِئٍ  ben  okumak  bilmem… Bu cevaba rağmen vahiy meleği sorusunu tekrar etti. Toplumun ıslahını dert edinen Resule; derman olarak kendi bulduğunu oku!  der gibiydi sanki. Son Nebinin dilinden dökülen cevap ise hep aynı. Ben okumak bilmem...  İnsanın kendi başına çözüme ulaşamayacağı hakikatini bilen Allah azze ve celle, mutlak kurtuluş yolunu gösterdi.  İkra, oku. Yaratan rabbinin adı ile oku.

Vahyin başlangıcı, okumayı emretmektedir. Allah’u Teâlâ’nın insana tenezzül edip hitap ederken kullandığı ilk kelime, adeta sonradan söyleyeceklerini içinde barındıran bir tohum gibidir.  İkra’ ile kuran aynı kökten gelir. İkra, Kur’an ağacının tohumu, Kur’an ağacının niyetidir… İkra; HAYATI KURAN İLE OKUMAKTIR…

Okumak, ilan etmek, davet etmek gibi anlamlara gelen bir kelimedir.  Kuran’ın ilk ayeti olarak da tüm bu anlamları taşır. Zira Kuran; okunan, davet edilen bir kitaptır. Lakin; oku hitabı sadece yazılı metni okumak anlamına gelmez.  İnsan; çevresinde muhatap olduğu her şeyi okumaktadır aslında.  Görmek idrak etmek bilmek de bir nevi okumadır.  İnsanın    nasıl bir okuyuş yapması gerektiği de ayetin devamında açıkça belirtilmiştir.  بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ(Bismi rabbikellezi halak.) “Yaratan rabbin adı ile oku.” 13 yıl Darul Erkam'da eğitim alan sahabe-i  ikramın İkra emrini bu mana ile anladıklarına şahit oluyoruz.  Onlar İslam ile müşerref olduklarında ilk olarak bu ayet ile terbiye ediliyorlardı. Nefislerini, evlerini, eş ve çocuklarını kısaca tüm hayatlarını bu ayetin gözünden okuyorlardı.  

Allah’u Teâlâ insana; sadece “oku” diye hitap edip bırakmamıştır. Oku! Kendi adına veya onun bunun adına değil, Rabbin adına oku. Aslında o gün için; Rabbi adına okumakta bir problem yoktu insan açısından. Herkesin, hayatını kendisi adına tanzim ettiği bir rabbi/terbiye edicisi, hüküm koyanı, efendisi vardı tıpkı bugün olduğu gibi... Allah Subhanehu ve Teala ise putları yerle bir eden darbeyi indirdi: “yaratan Rabbin” adına! Yani yaratıcı olarak kabul ettiğiniz Allah’ın adına okuyun. Ve böylece; yaratan Allah, tam da olması gerektiği gibi; yaşamın merkezine konmuş oldu.  Çünkü O HEM YARATAN HEM DE YÖNETENDİ… O’ndan geleni, O’ndan medet umarak oku. Acizliğini ve O’nun yardımı olmadan hiçbir şey yapamayacağını, var olan gücünün de O’nun ikramı olduğunu bilerek oku.

Bütün âlem, Allah’ın yazdığı bir kitap; biz de bu kitabın kârisiyiz (okuyucularıyız). Kitabı doğru anlamak yazarın dilinden okumaya bağlıdır. Okumak, hayatın merkezine Allah’ın damgasını vurmaktır. Üzüntü, sevinç, keder, heyecan, istek ve arzu kısacası yaşamdaki tüm duygu ve eylemlerde ALLAH’ın  emrini gözetmektir. Kuran ile yön bulmak, Kuran ile yol almaktır. Kuran gözlüğü takınmak değil; bizzat gözü Kur ’anlaştırabilmektir.  İkra! Lakin; Allah’ın adı ile… Allah’ın adına okumak meşakkatli  bir iştir. Okudukça omuzlarında ki yük de artacaktır. Asrın firavunları okuyuşundan memnun olmayacak ellerinden geleni yapacaklardır. Ancak, Ekrem olan rabbin sana yardım edecek, senin yollarını açacak, yüklerini taşınabilir hale getirecektir. Unutma iki kolaylık bir zorluğu daima yenecektir. İnşirah suresinde Alemlerin Rabbinin verdiği bir müjdedir. Bu bir sünnetullahtır. Kimler için? Kuran bakışı ile bakan, Kuran ile okuyan, derdi Kuran, derdi insan, derdi cennet olanlar için…

YA RABBİ! KUR’AN I GÖZÜMÜZÜN NURU, KALBİMİZİN BAHARI EYLE…

‘’ ASRA ANDOLSUN Kİ!  BÜTÜN İNSANLAR HÜSRANDADIR. ANCAK İMAN EDENLER, SALİH AMEL İŞLEYENLER, BİRBİRLERİNE, HAKKI VE SABRI TAVSİYE EDENLER MÜSTESNADIR….’’ ( Asr suresi, 1 – 3)

Diğer Yazılarımız