Teyemmüm

Teyemmüm bir fıkıh terimi olarak su bulunmadığı veya bulunsa da kullanma imkânının olmadığı durumlarda, abdest ya da boy abdesti niyetiyle toprak veya toprak türü bir maddeye sürülen ellerle, yüzü ve iki kolu mesh etmekten ibaret hükmi temizlik demektir.

Teyemmüm, hicretin beşinci yılında meşru kılınmıştır.

Müreysi Gazvesi denilen Mustalikoğulları gazvesi sırasında Hz. Peygamber ve bin kadar İslam askeri susuz bir yerde gecelemişti. Su bulunan yere ulaşmak için hareket gerekince sabah namazı için abdest alacak su bulamadılar. Bunun üzerine; “Eğer hasta veya yolculukta iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmişse veyahut kadınlarla birbirinize dokunmuşsanız ve su bulamamışsanız, o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. (Maide suresi-6) (İslam ilmihali-Hamdi Döndüren)

Teyemmüm kolaylık ve müsamaha göstergesi olarak verilmiş şer’i bir ruhsattır. Teyemmüm meşruiyeti kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Rasulullah Efendimiz (sallalahu aleyhi vesellem) buyurmuş ki; “Müslüman için on yıl da suyu bulamasa (teyemmüm) abdesttir. Suyu bulduğu zaman tenini onunla yıkar.”  (Hanefi Fıkhı -Vehbe Zuhayli)

Rabbimizin her emri gibi teyemmüm emride yine kullarının kolaylığı ve rahatlığı içindir. Ne yazık ki İslam’ı; kol kesme, recm diye insanlara lanse eden iman yoksunları bütün emirlerin temelinde yatan hedefin insan ve toplum olduğunu bilselerdi  daha iyi  idrak edip, iman edeceklerdi.

TEYEMMÜM NASIL YAPILIR?

 –Teyemmüme başlarken besmele çekip, namaz veya genel olarak ibadet için temizlenmeye niyet edilir,

–İki el parmakları açık olduğu halde temiz bir toprağa vurulup ileri geri çekilir,

–Ellerdeki fazla toz silkelenip, bununla bütün yüz mesh edilir,

–Eller yine toprağa vurulup silkelendikten sonra, parmakların iç tarafı kullanılarak sol elle sağ kol, sağ elle de sol kol dirseklerle birlikte mesh edilir. (Daha açıklayıcı olması için görsele bakınız.)

Yukarıdaki sıraya göre,

Önce yüz, sonra kollar mesh edilmeli ve meshler arasına fasıla girmemelidir.      Ayrıca, pis bir toprak veya necis bir yerde teyemmüm yapacak olursa bu caiz değildir. “Temiz toprak ile teyemmüm ediniz.” (Maide suresi-6)

 

TEYEMMÜM HANGİ HALLERDE YAPILMALIDIR

Abdest ve gusle yetecek miktarda suyun bulunmaması.

Abdestte gusle yetecek suyun bulunmaması ve yürüyerek veya araçla gidip alınacak yerin çok uzak olması, suyolunda bir tehlikenin olması, parayla satın alınamaması çok pahalı olması gibi durumlarda teyemmüm devreye girer. Bazen insan çok farklı şeyler yaşayabiliyor mesela sular kesilmiş, araçla veya yürüyerek gidip su almak için yer çok uzak, ayrıca su alacağı hiç bir kimse ve hiçbir komşu yok etrafında. Bu ve buna benzer daha birçok hallerde bu güzel kolaylıktan faydalanırız. Teyemmüm Rab’imizin dini-Mübin’i yaşayanlara gönderdiği ikramıdır. İslam evrensel bir dindir ve emirleri; şehir, köy, çöl her yeri kapsar

Suyu kullanmaya gücünün yetmemesi.

Suyu kullanması sağlık açısından tehlikeli olması, fizik ve coğrafi şartların suya ulaşmaya engel olması (şiddetli yağmur, sel, deprem vs.)

Hapiste bulunulması, eşyanın çalınmasından veya düşman saldırısından korkma gibi durumlar yüzünden ulaşabildiği suyu kullanmaktan aciz kalan kimse teyemmüm yapar.

Mesela; suyu kullanmasına zorla engel olununan kimse ise oda teyemmüm eder, suya ulaşınca abdest alır namazını iade eder.

Kardeşlerim!

Bu fıkıh köşemizde ki amacımız fıkıh kitaplarını buraya taşımak değil, ilmihal kitaplarında muhtasarda olsa bu bilgilere ulaşabilirsiniz asıl amacımız günümüzde yaşantımıza ışık tutacak noktaları açmak.

 

Hastalık veya iyileşmenin gecikme korkusu:

Su kullanıldığı takdirde hasta olmaktan veya hasta ise hastalığının uzamasından yahut iyileşmesinin gecikmesinden korkan kimse teyemmüm eder.            Burada dikkat etmememiz gereken önemli bir konuda bu konuların fetvasını Müslüman bir doktordan almalıyız. Tabi ki dili Müslüman,  gönlü dini tahrif için uğraşan doktorlardan değil; bugün günümüzde birçok imansız doktor insanların inançlarını zayıflatmak için çok kolay fetva vermektedirler. Belki suyu kullanması o kadar zararlı değilken Müslümanları uğraştırmak için zora sokabiliyorlar.

Hastalıklardan; yanık, kırık, yara üzerinde sargı olması gereken her vakıada dikkat etmek gerekir.

Rabi’mizin bize ikramı olan teyemmümü iç rahatlığıyla uygulamalıyız. Ayrıca yanık veya yara suyla temasta farklı bir seyre girebilir.

Yanıklar suya sokulmaması halinde iltihap alma tehlikesi vardır. Pansumanı yapıldıktan sonra yanığın bulunduğu yere teyemmüm edilir ve geri kalan yerlerde suyla yıkanır.

Egzama ve mantar hastalığı içinde su yasağı vardır. Bu hastalığı hangi safhada olduğu iyice araştırıldıktan sonra rahatlıkla teyemmüm yapılabilir.

“Zaruretler sakıncalı olan şeyleri mubah kılar.”

“Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayınız.” prensipleri ile “Tedavi olunuz” emri bunu gerektirir.      

Hz. Peygamber Efendimiz (sallalahu aleyhi ve sellem) devrinde yaralı bir sahabenin, yıkanma yüzünden ölmesi bu konunun delilidir.

Cabir bin Abdullah dan rivayetle şöyle anlatır:

“Bir yolculuğa çıkmıştık. Bizden birisine bir taş isabet etti, başı yarıldı. Sonra ihtilam oldu ve arkadaşlarına teyemmüm yapıp yapmayacağını sordu.          Onlar; “Sen, su kullanmak imkânına sahip olduğun için, sana ruhsat olduğunu sanmıyoruz“ dediler.

Bu kişi, suyla boy abdesti aldı ve arkasından da öldü.

Durum Allah’ın elçisine iletilince şöyle buyurdu:

“Onu öldürdüler, Allah onların iyiliğini versin! Bilmedikleri bir şeyi neden sormadılar? Şüphesiz bir konuda bilgilenmenin yolu soru sormaktır kişiye, teyemmüm etmesi ve yarasının üzerine bir sargı sarıp mesh etmesi ve vücudunun diğer yerlerini yıkaması da yeterli olurdu.” (Şevkani,1/257) .

d) Suyun aşırı derecede soğuk olması:

Suyu kullanmaktan dolayı ölüm, organ telefi veya hasta olma korkusu teyemmümü meşru kılar. Zatüs-Selasil Gazvesi ’ne katılan Amr İbni-As, soğuk bir gecede ihtilam olmuş, teyemmüm ederek arkadaşlarına sabah namazı kıldırmıştı. Şikâyet edilmesi üzerine, Rasulullah(sallalahu aleyhi vesellem) durumu bir de kendisinden dinlemek istedi.

Amr İbni-As şöyle dedi: “Yüce Allah’ın; “Kendinizi öldürmeyin, çünkü Allah size karşı çok merhametlidir.”  Ayetini hatırladım ve teyemmüm ettikten sonra da namaz kılardım dedi. Rasulullah (sallalahu aleyhi vesellem) güldü ve hiç bir şey demedi. (Şevkani)

 Su bulunmadığı ve özür durumu devam ettiği sürece bir kimse yaptığı teyemmümle dilediği kadar farz veya nafile namaz kılabilir.

Teyemmümün toprak, taş, kum, tuğla kiremit, alçı gibi yer cinsinden temiz bir şey olması gerekir.

Tahta, kül, altın, gümüş, bakır veya demir gibi şeylerle teyemmüm yapılmaz.

Abdesti guslü bozan her şey teyemmümü de bozar.

Ameliyat olmuş bir kişiye banyo yapması yasaksa o kişi de yine teyemmüm nimetinden   faydalanmalıdır.

Bütün bu anlatılanlardan Allah’ın indirdiği hükümlerin tamamının insanın mutluluğu ve sağlıklı yaşamasına endeksli olduğunu görüyoruz. İslam’dan habersiz insanların bu güzelliklerden habersiz ne zorluklar içinde dini vecibelerini yerine getirdiklerini duymuşuzdur.

Yaşlılardan duymuştum; “Eskiden yokluk içindeydik gusül almak için akar suyun kenarına gider buzu kırar gusül alırdık.” Düşünsenize cahilliğin insanlara neler yaptırdığını.

Rabb’im kendisinin seçip beğendiği bu güzel nizamı hakkıyla yaşamayı bize nasip etsin.

En Emine Emanet Olun.

Diğer Yazılarımız